29 Aralık 2010 Çarşamba



Bilinmezlerde
Niye orada değilim?
Burada olmak nasıl zorluyor ruhumu bilemezsin. Bilip, bilemeyeceğini bilemiyorum elbette. Belki de biliyorsun?..
Eyvahlar olsun! O zaman olasıdır ki; acımdan acı çekiyorsun.
Bir kurama göre sabun köpüğü kadar çok sayıda ve koşut evrenlerden oluşuyor boşluk. Ve bu evrenlerin her birinde yaşamlarımıza ilişkin sayısız olasılık aynı anda yaşanıyor:
Birbirimizi hiç tanımadığımız bir yaşam,
Birbirimizi tanıyıp sevdiğimiz, birlikte mutlu olduğumuz bir yaşam,
Senden öncekiyle hiç tanışmadığım,
Onunla mutlu olduğum,
Onunla mutsuz, seninle mutlu olduğum,
İkinizin de yaşamıma girmediğiniz,
Dilediğim mesleği seçebildiğim,
Başarılı olduğum,
vb, vb…
Sence niye en acı verenini yaşadık biz? Benliğimiz olgunluk aşamalarının son noktasına ulaşıncaya kadar gidip gidip, geleceğimiz doğru mudur ? İçinde senin olamayacağın, öyle ya da böyle karşılaşmayacağımız olasılıklarda mutluluk var mı? Yoksa nedenini bilemediğim bir huzursuzluk olarak saklı mı kalacaksın ruhumda?
Biliyorum, bunca acı çekmemi istemezsin sen. Oralardan bir yerlerden görüyor olmalısın; elimden geleni yapıyorum. Özleminle geçen beş yılın ardından yaşamıma birilerini sokmaya çok uğraştım. Şöyle uzayıp giden bir liste var elimde:
Evli ve benden on yaş küçük bir adam,
Sarhoş bir adam,
Evli ve benim için her şeyi silmeye hazır bir adam,
İşsiz bir adam,
Bekar fakat akılsız, genç bir adam,
Yaşamı cinsellikten ibaret gören bir serseri,
Yakışıklı, iyi niyetli, bekar, ama parasız bir adam,
Yakışıklı, paralı, ama saygısız bir adam,
Çok sevimli, iyi niyetli, korkak bir adam,
İnanılmaz bir mevkide, iyi niyetli, her şeye hazır, çok seven bir adam,
vb,vb…
Arayışlarımı sürdürüyorum; tam: “Budur, bu olabilir.” demeye hazırlandığım noktada bir şey oluyor, hala seni özlediğimi, istediğimin sen olduğunu anlıyorum. Kimsenin elini bile tutamadan noktalıyorum her başlangıcı. Bedenimin sesini bastırıyor her defasında özlemin. Düşlere bırakıyorum kendimi. Kusursuz bir evren seçiyorum olası evrenlerden.
Başkalarını tanımadığımız, ikimizden olan çocuklarımızı büyüttüğümüz bir aile kuruyorum. Coşkumu dinginliğinle dengelemiş başarılı, sevecen çocuklarımız oluyor. Birlikte üretiyoruz.
Bir gece düşümde olsa görünsen ve desen ki: “Bunca acı çekmene dayanamadı tanrı, alıyor seni yaşamdan. Yeni yaşamlarımız oluşum aşamasında başka bir evrende. Birlikte mutlu olacağız. Üzülme.”
Bir düş süresi kadar mutlu olsam.
Ne olur bir düş süresi kadar mutlu olsam?..

Asuman Atakuman
2007-04-15/ İzmit

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder